booked.net
 
 

 


 AKP Mİ? AK PARTİ Mİ? ve ATEŞ İLYAS BAŞSOY - 05/12/2020





ERCAN ERDEM
E-Posta
Ateş İlyas Başsoy adını ilk 2011 yılında “akp neden kazanır? chp neden kaybeder? Adlı kitapla duydum. O zamanlar siyasete ara vermiş bir siyaset eskisi izleyiciydim. 2009 Yerel seçimlerinde Antalya’yı Sayın Mustafa Akaydın ile nasıl kazandıklarını anlatıyor ve klasik CHP tutuculuğu ile CHP içindeki yanlışlıklara ve yanlış kişilere işaret ediyordu. Bana göre, Türkiye siyasetine ve seçim kazanma stratejilerine, doğru nokta olan “Selim Türkhan” lar, “siyasetsiz seçmenler” üzerinden yazılmış uygun bir başucu kitabıydı. O kitabın gazıyla siyaset eskisi olarak yeniden şevk geldi ve 2014 Üsküdar ilçesinden CHP saflarında Belediye Meclis üyesi adayı olarak seçimlere katıldım. Sonuçta 2014-2019 arası İBB ve Üsküdar Meclis üyeliği yaptım. Sayın Başsoy’un 2015 yılında o zamanlar istanbul Levent de bulunan CHP İstanbul İl Başkanlığında bir toplantıya katılacağını öğrenip kitabını imzalatmaya gittim. Aşağıda göreceğiniz resimlerdeki imzada bana hitaben “Hocama” ve “Kazanmak için” demiş. 2014 Yerel Seçimlerinde kısmen de olsa kazandığı ve kazandırdığı için kendisine teşekkür ediyor ve tebrik ediyorum. Yeni kitabı olan “seveceksen radikal sev”, “CHP neden kazandı? AKP neden kaybetti?” adlı kitabına başladım yaklaşık %53 ünü bitirdim, 6. Bölüm olan genel strateji bölümüne gelince dinlenme arasında bazı noktaları vurgulamak istedim. Geçen dönemki meclis üyesi arkadaşlarım hatırlayacaklar ki; grup toplantılarında CHP nin eninde sonunda iktidar olacağını söylerdim, ancak bu gidişle uzun yıllar sonra olabileceğini kinayeli bir şekilde vurgular ve klasik CHP li seçmen dışındaki seçmenden nasıl oy alabileceğimiz üzerinde çalışılması gerektiğine işaret ederdim. Bu konuda Sayın Ateş İlyas Başsoy’un “akp neden kazanır? chp neden kaybeder? adlı kitabını da işaret ederdim. Bu konuda pek ciddiye alındığım söylenemez ancak bazı arkadaşlarım tarafından gizli gizli ciddiye alınmış olabilirim. Şimdilerde yine siyaseti kenardan takip ediyorum özellikle yerel yönetimlerle ilgiliyim. Bazı arkadaşlarım hem geçen dönem hem de bu dönem meclislerdeler. Özellikle Sayın CHP, İBB Grup Başkanvekili Doğan Subaşı, Sayın CHP, İBB grup Sözcüsü Tarık Balyalı ve Sayın Mesut Kösedağı dijital medyalarda yayınlar yapıyorlar. Bende elimden geldikçe takip etmeye çalışıyorum. Çoğunlukla görüyorum ki; AKP den AK parti diye bahsediliyor. Bu değerli arkadaşlarımın da hatırlayacağı üzere İBB kürsüsünden AKP politikalarını eleştirirken hep ”AKP” derdim ve onlardan gelen cılız “AKP değil, AK Parti” serzenişlerine de “vallahi sizde hiç adalet kalmadı, onun için mi, Adalet ve Kalkınma Partisinin “Adaletini” kaldıralım istiyorsunuz? der, peşinden de “ancak “AK” olacak kadar da temiz değilsiniz diyerek, onları sustururdum. Zaten bir zaman sonra kürsüde konuşurken bana laf atmayı bıraktılar. AKP mi? AK Parti mi? başlığım bu nedenle böyle. Peki, sayın Ateş İlyas Başsoy’la ilgisi ne, diye sorarsanız eğer, cevap için; “seveceksen radikal sev”, “CHP neden kazandı? AKP neden kaybetti?” adlı kitabını okumanız gerekiyor. Tüm CHP li siyasetçilere de tavsiyem bu kitabı ve önceki kitabı okumaları, iktidara gelmenin yolları basitçe bu iki kitapta gizli. En azından kitabın hiçbir yerinde AK parti demiyor Sayın Başsoy, hep AKP diyor. Bunun iletişimsel bir boyutu var mı? onu bilmiyorum. AKEPE okunuşunun bir şekilde AKABE ‘ye kaymasının AKP açısından şeytansal bir tehlikesi var mı? onu da bilemiyorum. Bunu sayın Başsoy’a sormak lazım aslında.
Yeni kitabından okuduğum yere kadar aldığım notlardan bazılarını sizinle paylaşmak isterim.
Sayın Başsoy’un yeni kitabının 15. Sayfasında Giriş bölümü var. Bu bölümde çok önemli bir konuya, bazı gelecek bilimcilerin, dünyanın politik geleceğinin “totalitarizm” le özdeşleşeceği konusuna değiniyor. Gerçi bazı düşünürlerin Totaliter rejimlerin artacağı öngörüsüne Sayın Başsoy “hipoktatörler” üzerinden yaklaşıyor gibi. Son ABD seçimleri en azından bana bir işaret verdi, şöyle ki; 2016 Kasım seçimlerinde Clinton’a karşı kazanan Trump sonrasında ne kadar eleştirilmişti bugüne kadar yaptıkları, söylemleri, twitleri, ortada ABD halkının bir kısmı 2 sene sonra Trump meselesinde ki yanlışlarını fark etmiş olacaklar ki, ama posta yoluyla, ama diğer derin yollarla oy kullanarak şimdilik bu Trump dönemini en azından askıya aldılar. Türkiye ye gelirsek eğer adını bile koyamadığımız totaliterlik ötesi bu rejim ve reis ile nereye kadar gidileceğine 18 yılda uyanılamadı. Bir zamanlar, zaman zaman Küçük ABD diye adlandırılan ülkemizde karşıtların bu farkındalığı, yaklaşık 20 yıl sonra bir uyanışa dönerek bundan sonraki ilk seçimde (eğer yapılabilirse), haziran 2019 İstanbul da yenilenen İBB Başkanlığı seçimlerindeki gibi, bu sefer Türkiye genelinde şahlanışa dönüşür mü? Dönüşebilir, ama otoriterliğe karşıt kafaların birleşmeleri ve Sayın Başsoy’un belirttiği, “diyalojik” ortamı yaratmaları gerekir.
Aynı Giriş bölümünde siyasette “Yalan” üzerine de tespitler var.
Sayın Başsoy’a yukarıdaki fotoğrafta görünen Sayın Rahmetli Başbakanım, Genel Başkanım Mesut YILMAZ beyefendiye ait “Milletimize gerçekleri dosdoğru söylemek, yapamayacağınız hiçbir vaatte bulunmamak partimizin vazgeçilmez ilkesidir.” sözü gibi, doğruları söyleyerek ülkemizde ne zaman seçim kazanılabilir? sorusunu sormak isterdim.
Daha çok tartışılabilir ve bu kitaplarla ilgili anlatılacak çok şeyler var ancak bu yazının da bir sınırı olmalı muhakkak. En azından bir eski Üsküdar ve İBB Belediye Meclis üyesi olarak, 2. Kitapta anlatılan adayın tarifleme araştırmalarına rağmen, Üsküdar CHP Belediye Başkan adayıyla yine sayın Başsoy’un deyimiyle neden Üsküdar’a geçemedik? Neden CHP Üsküdar’ı kazanamadı?
Laik Parlamenter bir “ORTA DÜNYA BİRLİĞİ” (kitabın 69. Sayfası) hayalinin üzerinde tartışmanın keyfini beklerken güzel, hayırlı ve yasaksız hafta sonları dileklerimle.


ERCAN ERDEM


YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!

Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 



Bu köşenin diğer yazıları;






AnasayfaAnasayfa Köşe YazarlarıKöşe Yazarları Bize UlaşınBize Ulaşın RssRss
Maxiva


Nettehaber'i Twitter'da kişi takip ediyor.